Internetin 14. yas gunu nedeniyle 12 nisan 20076'de
Samsunda yaptigim konusma.
Bilgilerinize
Saygilar
Mustafa Akgul

---------

İnternet Yaşamdır !

Bu gün Türkiye İnterneti 15. yılına başlıyor. Bu nedenle 9-22 nisan arasında tüm ülkede İnternet Haftası etkinlikleriyle İnterneti kutluyor, ülkemizde internet kültürünü ve bilincini yaymaya, bu yolla toplumsal yarar sağlamaya, internetin sorunlarını gündeme getirmeye, ülkenin gündemine İnternetini yerleştirmeye çalışıyoruz. Bilişim Sivil Toplum Kuruluşları öncülüğünde, kamu, üniversiteler, özel sektör, sivil toplum kuruluşları ve internet gönüllüleri olarak bu 2 haftada tüm ülkeyi Bilişim ve İnternet Fırtınası ile sarsmayı amaçlıyoruz. Bu yilki İnternet Haftasında , su anda kırıktan fazla ilde etkinlik yapıyoruz. Gönlümüzde milyon ölçüsünde afişin asıldığı, her ilde, her ilçede, her okulda, her kurumda etkinlik yapıldığı, her evde, internetin konuşulduğu, intenretden iş yapıldığı, etkileşime geçildiği İnternet Haftaları var.

İnternet Haftasına katkı veren herkese, sponsorlarımıza, (TT, Akbank, key.gen.tr ve Onajans) STK’lara, konuşmacılara çok tesekkür ederiz. Bu doğum gününe ev sahipliği yapan Samsun Valiliğine teşekkür ederiz. Samsun ili Samsun İnternet Kurulunu oluşturarak, yıllardır etkinlikleri bu kurul yoluyla koordine ederek, Türkiye örnek oldu teşekkür ederiz. İnternet Haftası 9. yıldır İnternet Kurulu kimliğiyle yapılıyordu. İnternet Kurulunun yeniden yapılanmak üzere feshiyle, öncülük ağırlıklı olarak Bilişim Sivil Toplum Kuruluşlarına geçti. Bu İnternet Haftasının sahipleri, TBD, TUBİDER, TB, TİEV, KAIDER, TKD, UNAK, LKD, TURKMIA, TZV ve INETD’dir.

İnternet üzerinde 1 milyarı aşkın kullanıcı, 430 milyon kayıtlı bilgisayar, 120 milyon alan adı, 113 milyon canlı web, 20 milyar web sayfasının olduğu, 60 milyon günlüğün tutulduğu, 100 milyon video’nun bulunduğu bir bilgisayar, belge ve insan, kültür ağıdır.
Türkiye’de ise 17 milyon civarında kullanıcı, 1.5 milyon kayıtlı bilgisayar, Türkçe alan adları dahil 120 bin .tr altında, 500 bin dışarıda alan adı var. Yurt dışında Türklere ait günlük ve kişilik weblerin 10 milyona yaklaştığını düşünüyoruz. .tr altında 83 .com, 6000 gov, 1800 bel, 8500 k12, 1500 av.tr var.

İnternet Bilgi Toplumunun Temel Aracıdır!

Dünya yeni bir toplum biçimine geçişin sancılarını yaşıyor. Sanayi toplumu ötesi bu yeni toplum biçimine Bilgi Toplumu demeye çalışıyoruz. Nasıl şekil alacağı konusunda bazı ipuçlarına sahibiz, ama büyük olçüde nasıl şekil alacağını bilmemiz mümkün değil. Bu James Watts’ın sanayi toplumunu bilmesine özdeş olacaktır. İnternetin tetiklediği bu değişimin henüz çok başındayız, ve bu değişimi eski alışkanlıklarla değerlendirmekten vazgeçmeliyiz. Örneğin, İnternet bir basılı basın değildir, interneti kitap, dergi, gazete gibi yasaklamak alışkanlığından vazgeçmeliyiz. İnternetin tetiklediği Bilgi Toplumunun en temel kaynağı, bağımsız düşünebilen, yaratıcı, eğitilmiş insan kaynağıdır. Artık ulusların zenginliği, doğal kaynaklar ve bankadaki paralardan çok, yetişmiş insanların beyinleri ve o beyinlerin ürettiği beyinsel ürünlerdir. İnternet insanı özgürleştiriyor, onu üretici ve tüketici olarak öne çıkartmaktadır. İnternet bireylere, zaman ve mekan avantajını ortadan kal
dıran, kendini geleiştirme ortamı sunmaktadır. Bireylere, ilgileri eterfaında birleşme, ortak hareket etme ortamı sunmaktadır. İnternet, Bilgi Toplumu yolunda devrimsel bir değişimdir. Klasik paradigmaları yıkmaktadır. Bloglar, youtube, web 2.0/3.0 bu gelişmelerin yansımalarıdır.
Türkiye’nin yasakçı içgüdülerden, ve içe kapanma refleklerinden vazgeçmeli, kendine, yurttaşına, ve insana güvenmesi gerekir.

Bilgi Toplumu, bilim ve teknolojinin, ar-ge ve inovasyonun temel zenginlik kaynağı olduğu,
Bilginin bir üretim faktörü olduğu, katılımcılık ve saydamlığın, yönetişimin öne çıktığı bir yapıdır. Bilgi toplumu, bilgisayarlaşma kadar basit bir şey değildir. İnternet, Bilgi Toplumu için olmazsa olmaz bir araçtır. Ama, insanın öne çıktığı , bilgiye dayalı bir ekonomiyle oluşacak uzun bir süreçtir.

Türkiye Rotasını Bilgi Toplumuna Çeviremedi!

Türkiye İnterneti sancılı 14 yıl geçirdi. Tüm zorluklara rağmen, dünya ortalamasını yakaladık, ama Avrupa ortalamasının gerisindeyiz. Klasik olarak kıyasladığımız, Yunanistan, İspanya, Portekiz, İtalya ve Kore’nin epey gerisindeyiz. Başarılı e-devlet projelerimiz var, bankalarımız, küçüklü büyüklü internet şirketlerimiz var. Okullarımız, önemli aksamalara rağmen, nihayet internete bağlı. Nihayet bir, toplumun pek farkında olmadığı, bir Bilgi Toplumu Strateji ve Eylem Planı dokümanı var. Ama, Türkiye’nin Bilgi Toplumu için tutarlı, sağlıklı bir yürüyüşü olduğunu söylemek mümkün değil. Ülkenin, devrimsel bir değişime hazırlandığın hiçbir belirtisi yok. Aksine, marjinal problemler üzerine orantısız bir tepki söz konusudur.

Eksikliklerimizin başında Siyasal Sahiplenme eksikliğidir. Bu 14 yılda, anlık çabalar dışında, kurumsal bir şekilde siyasal sahiplenme olamadı. İnternetin önünü açacak yapılar oluşmadı.
Bir yönetişim denemsi olan İnternet Kurulu son 3 yıldır çalıştırılmadı, ve nihayet feshedildi.
İnternetin önünü açacak yapılar nedeniyle, marjinal problemler ve sansür eğilimler öne çıktı.

Kamu içinde koordinasyon amacıyla, Bilgi Toplumu Dairesi ve E-dönüşüm İcra Kurulu çok olumlu gelişmelerdir. Ama, siyasal sahiplenme, ve topluma önderlik açısından yeterli olmamıştır. Bilgi Toplumuna dönüşüm bir yatırım koordinasyonu olarak algılandığı için DPT bünyesinde yapılanmıştır. 5 kişiyle başlayan bu daire Bilgi Topluma Dönüşümün liderliğine bugüne kadar soyunmamış, ve toplumunda böyle bir talebi olmamıştır. Nitekim, Telekomünikasyon Kurumu İnternetin sahipliğine soyunmuş, ve sansür kurulu için 65 kişilik bir kadro oluşturulmak üzeredir. 2002 de Bilişim Şurasında TBMM’de bir Bilişim Komisyonu sözü veren partiler bunu hayata geçirmişlerdir. Milletvekilleri, bireysel olarak katkı vermeye çalışmaktadır.

Türkiye’de özel sektörünün önü açılmamış, Telekom sektöründe rekabet sağlanamamıştır. Pratik olarak, TT dışında servis sağlayıcısı kalmamıştır. Büyük oyuncular dışındakilerin Pazar payı 2%de kalmıştır. İnternet altyapısı, dünya standartlarında gelişmiş değildir, ve pahalıdır. Kablo altyapısı, pratik olarak mahkemelik olmuş, donmuş, ve bir yol haritası yoktur. TT’nin satışına odaklanılmış ve bilinçli bir şekilde serbestleşme gerçekleştirilmemiştir Halbuki, asıl önemli olanın, Telekom ve internet altyapısı üzeriden yaratılan katma değer ve ülke ekonomisine verilen ivmedir. Varlık sebebi Telekom sektörünü serbestleştirmek olan Telekomünikasyon Kurumu (TK), bu konuda sınıfta kalmıştır. 3.5 yıl önce TT’nin tekeli bitti ama, fiili tekeli devam ediyor. TK bazı konularda kısmı başarı sağladı ama, ana görev alanı dışına, hic bulaşmaması gereken e-imza, telekulak ve internet sansürü konularına girmemeliydi.

Parlamentomuzdan, gündemdeki Ulaştırma Bakanlığı tasarısının dikkatle incelemesini istiyoruz. Bunun anayasaya aykırı, bir sansür yasası olduğu kanısındayız. Türkiye İnternetine ciddi bir zarar vereceğini düşünüyoruz. Türkiye’yi Avrupa Birliği sınıfından, Suudi Arabistan, İran, Vietnam, Çin kategorisine yerleştireceğini hatırlatmak isteriz.

Ülkemiz, Bilgi Toplumun dönüşüm için insan gücü konusunda çok az şey yapmıştır. Okulların internete bağlanması sevindirici ama yetersiz bir çabadır. İlkokuldan, üniversiteye konu gözden geçmelidir.

Toplumun entellektüel kesimi, genelde, internetin sorunlarına ilgisiz kalmaktadır. Türkiyenin İnternet profili, ülkenin internetden yararlanmasına, teknoloji üretmesine yönelik çalışmalar çok az. Toplum olarak, internetin potansiyelin farkında değiliz görüntüsü veriyoruz.

Halbuki, internet telefon ve elektrik gibi temel bir araç, ve trafik gibi hayatın içinde. Ülkeler, kurumlar ve bireyler için olanaklar ve tehditler içeriyor. Herkesin, interneti ciddiye alması,
İnternetle tanışması, kullanması ve hayatını ve iş süreçlerini internete uyumlu hale getirmesi gerekir. Dünya ile rekabet etmek isteyen, Avrupa Birliği standartını yakalamak isteyen Türkiyenin bu konuda bir tercihi yok; internet bir tercih değil bir zorunluluktur. Bizim ülke olarak, tüm yurttaşlarımızı bilgisayar ve internet okuryazarı yapmak hedefimiz var.

İnternet, topluma bir araçlar silsilesi içinde, kendini geliştirme, iş yapma, fikir üretme, ticaret yapma, eğitim alma, sosyalleşme, eğlenme, çalışma, bilgi alma, bilgi verme, bilgi paylaşma, yönetime katılma ortamı sunmaktadır. İnternet, yurttaşların kolayca bir araya gelebildikleri, görüşlerini belirttikleri, katılımcı demokrasinin bir parçası, fikir ve ifade özgürlüğünün hayata geçtiği bir ortamdır


Bilişim STK’ları olarak diyoruz ki: İnternet ülkemiz için hayati önemdedir. Dünya ile bütünleşmiş, rekabetci, kalkınmış bir türkiye'nin bunu ancak internet ve bilgi teknolojilerini etkin bir şekilde kullanarak yapabileceğini düşünüyoruz İnternetin yaşamın tüm boyutlarını köklü olarak değiştirmeye başladığını, elektrik, telefon gibi modern iş ve toplumsal yaşam için olmazsa olmaz olduğunu, saydam, katılımcı bir yönetim için, etkin ve insana saygılı bir devlet yani e-devlet için temel bir araç olduğunu düşünüyoruz. Biz bu kültürü yaymakta, internetin ortaya çıkardığı sorunlarda üzerimize düşeni yapmaya hazırız. Yönetişim ilkeleri içinde, bürokrasi, siyasal kadrolar, ve özel sektörle birlikte çalışmaya hazırız


Bu bakış açısıyla Türk toplumuna diyoruz ki:
İnternet Yaşamdır !
Bir an önce onunla yaşamaya başla. İş yaşamını İnternete uyarla. Biz bu toplumu bu konuda tetiklemeye, uyarmaya, teşvik etmeye, yol göstermeye elimizden geldiğince çalışmaya devam edeceğiz. Bu bizim yurttaşlık borcumuzdur.
İnternet Türk toplumunun uzun soluklu özlemi olan çağdaş, kalkınmış, dünya ile bütünleşmiş, sosyal adaleti sağlamış, insana saygılı bir toplum olma özlemi için tetikleyici, katalizör olmaya hazır bekliyor.
Gelin, ülke olarak ortak aklımızı, katılımcı mekanizmaları oluşturup beraberce hayata geçirelim ve e-türkiye'yi kurma sürecini hızlandıralım.